Yönetmen (Jüri Başkanı)
Pelin Esmer, Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyoloji okuduktan sonra Yavuz Özkan’ın Z1 Film Atölyesi’ne devam etti. Belgesel ve kurmaca filmlerde yönetmen yardımcılığı yaptı, ardından kendi film şirketi Sinefilm‘i kurdu. 2001 yılında bağımsız filmler yapmaya başladı; Koleksiyoncu, Oyun, 11’e 10 Kala, Gözetleme Kulesi, İşe Yarar Bir Şey, Kraliçe Lear, O da Bir Şey mi filmlerini çekti.
İlk filmi Koleksiyoncu’da (2001) İstanbul sokaklarında amcası Mithat Esmer’in peşine düşüp onu ve koleksiyon tutkusunu anlattı. Belgesel, Bağımsız Roma Film Festivali’nden en iyi belgesel film ödülüyle döndü.
Ardından, bir gazete haberi aracılığıyla Mersin-Arslanköy’lü kadınların tiyatro yapma maceralarından haberdar oldu. Küçük bir ekiple köye gidip, hayat hikâyelerini bir tiyatro oyununa dönüştüren bu kadınların filmini çekti. Oyun adlı belgesel film (2005) İstanbul Film Festivali’nde ilk kez seyirciyle buluştu, uluslararası prömiyerini San Sebastian Film Festivali’nde yaptı. Film elliden fazla uluslararası film festivalinde gösterildi; Creteil, Bükreş, Trieste Film festivallerinde en iyi belgesel film ödülü aldı. Pelin Esmer bu ilk uzun metraj filmiyle Tribeca Film Festivali’nde en iyi yeni belgesel yönetmeni ödülüne layık görüldü.
Oyun’u ilk kurmaca filmi olan 11’e 10 Kala (2009) izledi. Koleksiyoncu belgeselinden esinle yazdığı filmin senaryosunu, davet edildiği Cannes Film Festivali’nin sanatçı rezidansı Cinefondation’da tamamladı. Başrollerinde Mithat Esmer ve Nejat İşler’in rol aldığı 11’e 10 Kala, uluslararası prömiyerini San Sebastian Film Festivali’nin resmi seçkisinde yaptı. Film, Toronto, Rotterdam, Talinn gibi pek çok festival dolaştı, İstanbul Film Festivali’nde juri özel ödülü, Adana Altın Koza Film Festivalleri’nde en iyi film, en iyi senaryo, Tromso Film Festivali’nde FIBRESCI gibi pek çok ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldü. Esmer bu filmiyle Abu Dabi Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü çok sevdiği yönetmen Abbas Kiarostami’den aldı.
Yazıp yönettiği bir diğer kurmaca film Gözetleme Kulesi’nde (2012) ormanın en tepesinde bir yangın gözetleme kulesine bekçi olarak sığınan Nihat’la (Olgun Şimşek), Tosya’da otoyol kenarında küçük bir otogara sığınan Seher’in (Nilay Erdönmez) hikâyesini anlattı. Film uluslararası prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı. Ardından Rotterdam, Göteburg, Taipei gibi pek çok festivalde gösterildi, Adana Altın Koza Film Festivali’nde en iyi yönetmen, Romanya ve Taşkent Uluslararası Film Festivali’nde en iyi film olmak üzere pek çok ödüle layık görüldü. Film ABD’de dağıtıma girdi, ayrıca Caravanserai Programı’nın bir parçası olarak ülkenin beş farklı eyaletinde çeşitli özel gösterimlerle izleyiciyle buluştu.
Gözetleme Kulesi filmini senaryosunu yazar Barış Bıçakçı ile birlikte kaleme aldığı İşe Yarar Bir Şey (2017) izledi. Daha önce birbirini tanımayan bir şair (Başak Köklükaya), bir hemşire (Öykü Karayel), ve yatalak bir mühendisin (Yiğit Özşener) bir araya geldiği filmin büyük bir bölümü trende ve İzmir’de çekildi. İşe Yarar Bir Şey birçok uluslarararası festivale davet edildi. Talinn Black Nights Film Festivali’nde en iyi senaryo, İstanbul Film Festivali’nde FIPRESCI, Adana Altın Koza Film Festivali ve SİYAD’da en iyi senaryo gibi pek çok uluslararası ve ulusal ödüle layık görüldü.
Pelin Esmer, ilk uzun metrajı Oyun belgeselinden 14 yıl sonra Arslanköylü kadınlarla bu kez Kraliçe Lear (2019) belgesel filmini çekti. Bir yol filmi olan Kraliçe Lear’de, köylerinden çıkıp Mersin ve Anamur’un ücra köşelerine turneye giden kadın kahramanlarını takip etti. Filmin montajını DAAD Misafir Sanatçı Programı tarafından davet edildiği Berlin’de tamamladı. İlk gösterimini Saraybosna Film Festivali’nde yapan Kraliçe Lear ardından Doc. Fest Munich, FIPADOC , Göteborg gibi çok sayıda uluslararası film festivalinde gösterildi; SİYAD’da, Adana Altın Koza Film Festivali, Guangzhou (Çin), Tetouan(Fas), CMCA (Fransa), Le FIFA (Kanada)’dan ödüllerle döndü.
Camargo Foundation tarafından 2019 sonbaharında Fransa – Cassis’deki sanatçı rezidansına davet edilen Pelin Esmer orada O da Bir Şey mi adlı senaryosu üzerine çalışmaya başladı. 2025 yılında tamamlanan film, ilk gösterimini Rotterdam Film Festivali’nde yaptı. İstanbul Film Festivali’nin uluslararası yarışma bölümünde en iyi senaryo ödülüne layık görüldü. O da Bir Şey mi festival yolculuğuna devam ederken Pelin Esmer yeni senaryosu üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Pelin Esmer studied sociology at Boğaziçi University before attending Yavuz Özkan’s Z1 Film Workshop. After working as an assistant director on documentary and fiction films, she founded her own production company, Sinefilm. Since 2001, she has been making independent films, including The Collector, The Play, 10 to 11, Watchtower, Something Useful, Queen Lear, and And the Rest Will Follow.
In her first documentary, The Collector (2001), Esmer followed her uncle Mithat Esmer through the streets of Istanbul, portraying both him and his passion for collecting. The documentary won the Best Documentary Award at the Rome Independent Film Festival.
Later, through a newspaper article, she discovered the story of women in the village of Arslanköy, Mersin, who had begun performing theatre. With a small crew, she went to the village and filmed these women as they transformed their life stories into a stage play. The documentary The Play (2005) premiered at the Istanbul Film Festival and had its international premiere at the San Sebastián Film Festival. It screened at more than fifty international festivals and won Best Documentary awards at the Créteil, Bucharest, and Trieste Film Festivals. With this debut feature documentary, Esmer also received the Best New Documentary Filmmaker Award at the Tribeca Film Festival.
The Play was followed by her first fiction feature, 10 to 11 (2009). Inspired by The Collector, Esmer completed the screenplay during the Cannes Film Festival’s Cinefondation Residency. Starring Mithat Esmer and Nejat İşler, the film premiered internationally in the official selection of the San Sebastián Film Festival. It was screened at many festivals including Toronto, Rotterdam, and Tallinn, and received numerous national and international awards such as the Jury Special Prize at the Istanbul Film Festival, Best Film and Best Screenplay at the Adana Golden Boll Film Festival, and the FIPRESCI Award at the Tromsø Film Festival. Esmer also received the Best Director Award at the Abu Dhabi Film Festival from acclaimed filmmaker Abbas Kiarostami for this film.
In her next fiction feature, Watchtower (2012), which she also wrote and directed, Esmer told the story of Nihat (Olgun Şimşek), who hides in a fire watchtower deep in the forest, and Seher (Nilay Erdönmez), who takes refuge in a small roadside bus station in Tosya. The film premiered internationally at the Toronto Film Festival and later screened at festivals such as Rotterdam, Gothenburg, and Taipei. It won several awards, including Best Director at the Adana Golden Boll Film Festival and Best Film at the Romania and Tashkent International Film Festivals. The film was distributed in the United States and also toured five states as part of the Caravanserai Program.
Watchtower was followed by Something Useful (2017), co-written with author Barış Bıçakçı. The film brings together a poet (Başak Köklükaya), a nurse (Öykü Karayel), and a bedridden engineer (Yiğit Özşener), strangers whose paths cross unexpectedly. Much of the film was shot on a train and in İzmir. Something Useful was invited to numerous international festivals and received many awards, including Best Screenplay at the Tallinn Black Nights Film Festival, the FIPRESCI Award at the Istanbul Film Festival, and Best Screenplay awards at both the Adana Golden Boll Film Festival and the Turkish Film Critics Association Awards (SİYAD).
Fourteen years after her first feature documentary The Play, Esmer reunited with the women of Arslanköy for her documentary Queen Lear (2019). In this road movie documentary, she followed the women as they toured remote regions of Mersin and Anamur, performing their adaptation of King Lear. Esmer completed the editing of the film in Berlin during her residency at the DAAD Artists-in-Berlin Program. Queen Lear premiered at the Sarajevo Film Festival and was later screened at many international festivals including DOK.fest Munich, FIPADOC, and Göteborg. The film received awards from SİYAD, the Adana Golden Boll Film Festival, Guangzhou (China), Tetouan (Morocco), CMCA (France), and Le FIFA (Canada).
Invited by the Camargo Foundation to its artist residency in Cassis, France, in the autumn of 2019, Esmer began working there on the screenplay for And the Rest Will Follow. Completed in 2025, the film premiered at the Rotterdam Film Festival and received the Best Screenplay Award in the International Competition section of the Istanbul Film Festival. While the film continues its festival journey, Pelin Esmer is currently working on her new screenplay.
Sinema Yazarı
Film eleştirmeni, yazar ve senarist. 1994 yılından bugüne dek Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet, Milliyet, Posta, Sözcü gibi çeşitli gazetelerde ve Sinema, Film+, GQ gibi dergilerde düzenli olarak film eleştirisi ve sinema yazıları kaleme aldı. 1990’ların ikinci yarısında eleştirmenliğin yanı sıra bazı sinema filmlerinde senaryo danışmanlıklarında bulunmuş, bir süre sonra internet sektörüne geçmiş, bazı büyük sinema sitelerinin editörlüğünü de yürütmüştür. Göral’ın yayımlanmış 4 sinema kitabı, çekilmiş 3 sinema filmi senaryosu bulunmaktadır; bugüne dek bazı TV dizilerinin de senaryo ekiplerinde yer almış, çeşitli sinema filmlerinin senaryo danışmanlığını da yapmıştır. Birden fazla ulusal film festivalinde aktif olarak çalışmakta, çeşitli festival ve yarışmalarda da ön seçici ve jüri üyeliklerinde görev almaktadır. Yapımlab, Sadri Alışık Kültür Merkez ve Müjdat Gezen Okulları gibi çeşitli eğitim kurumlarında film okuma ve senaryo dersleri verdikten sonra kendi adına açtığı Senaryo Atölyesi’nde film senaryoları yazımı konusunda ‘workshop’lar düzenlemektedir. 1994 yılından beri aralıksız devam ettirdiği eleştirmenlik kariyerini 5 yıldır da Gazete Oksijen‘de sürdürmektedir. 2015’ten beri çeşitli festival/oluşumlarda kurucusu olduğu “Çocukla Sinema” girişimi adıyla ebeveynlere ve çocuklara film okuma/film izleme kültürü üzerine eğitimler vermekte ve bu konularda çeşitli etkinliklere imza atmaktadır.
Burak Göral is a film critic, writer, and screenwriter. Since 1994, he has regularly written film reviews and cinema articles for various newspapers including Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet, Milliyet, Posta, and Sözcü, as well as magazines such as Sinema, Film+, and GQ.
In the second half of the 1990s, alongside his work as a critic, he served as a script consultant for several feature films. Later, he moved into the digital media sector and worked as an editor for several major cinema websites.
Göral has published four books on cinema and written the screenplays for three feature films. He has also worked as part of the writing teams for several television series and provided script consultancy for various film projects.
He actively works with multiple national film festivals and has served as a pre-selector and jury member in numerous festivals and competitions. After teaching film analysis and screenwriting courses at institutions such as Yapımlab, Sadri Alışık Cultural Center, and Müjdat Gezen Art Center, he established his own “Screenwriting Workshop,” where he organizes workshops on feature film scriptwriting.
He has continued his uninterrupted career as a film critic since 1994 and has been writing for Gazete Oksijen for the past five years. Since 2015, through the initiative “Cinema with Children,” which he founded within various festivals and organizations, he has been providing training for parents and children on film literacy and film viewing culture, while also organizing numerous related events.
Görüntü Yönetmeni
31 Aralık 1963 yılında Manisa'da doğdu. 1983 ‘de M.S.Ü Sinema TV.Merkezi’ne misafir öğrenci olarak girdi ve daha sonra asıl öğrenci olarak eğitimini tamamladı.
Asistanlık dönemini,Türkiye'de çekilen uzun metrajlı yabancı film prodüksiyonlarında ,yabancı görüntü yönetmenlerinin yanında geçirdi.
Okul hayatı boyunca görüntü yönetmeni olarak çalıştığı kısa filmler,sinema ve reklam sektörüne adım atmasını sağladı.
Havacılığa olan ilgisi sinema ile buluştu ve özel Pilot Lisansını aldıktan sonra birçok yerli ve yabancı projenin hava çekimlerini yaptı.
Uğur İçbak’ın, 20 uzun metrajlı filmi, çok sayıda reklam filmi ve klip çalışması vardır. Daha öğrenci iken çalıştığı uzun metrajlı filmlerle, En iyi görüntü dalında 2 Altın Portakal ,1 Siyad (Sinema Yazarları Derneği) ödülü aldı.
Uğur İçbak M.S.Ü Sinema TV.Merkezi’nde eğitmen olarak yer almakta ‘’aydınlatma teknikleri’’ ve Sinematografi üzerine uygulamalı dersler vermektedir.Ayrıca çeşitli Üniversitelerin sinema bölümlerinde workshop’lar düzenlemektedir.
Ugur Icbak is a Cinematographer with a very wide range of experience from feature films,Tv commercials ,music videos to documentary films .He was graduated from MSUSTM Film instutude in Istanbul, and he has 38 years of professional experience as a
Cinematographer.He has been awarded for best Cinematography 5 times for his work.
He has developed a reputation for creative and technical reliability during his career.
He shot more than 1900 commercials,115 music videos ,17 feature films .
He is interested in with the techniques,both traditional and digital.He used in-camera special effect techniques succesfuly in his early feature film career.
He also has a private pilot licance and more than 1,000 hours of experience as aerial director of photography,
He is a tutor at the MSU STM (Mimar Sinan University Cinema Television Centre) for 20 years
He has taught film,video and television production techniques and lighting design,ranging from workshops in the Film schools,to lecturing at university level.